|
Bijon
Arabanın lastiği tam akıl
hastanesinin önünde patlar. Adam arabayı kenara zor
yanaştırır.
Hemen dışarı çıkar. Kriko, stepne, bijon anahtarı derken
tekeri söker. Tam söktüğü anda 4 adet bijon, yuvarlanıp
yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil, bijonlara
ulaşmak mümkün değil. Adam bir sağına bakar, bir soluna
bakar, çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı
penceresinden izleyen bir akıl hastası adama seslenir:
Deli : "Sen ne yapıyorsun orada öyle?"
Adam :"Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken
bijonları mazgala düşürdüm."
Deli : "Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane
bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun ziyanı yok seni
lastikçiye kadar idare eder."
Adam hemen denileni yapar ve akıl hastanesindeki deliye
seslenir:
"Senin ne işin var allah aşkına tımarhanede?"
"Soru mu bu şimdi? Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim,
salaklıktan değil."
|
Tembih
Bütün erkekler mahşer yerinde
toplanmış, başlarında bir melek, herkes şaşkın şaşkın
birbirine bakıyormuş.
Melek herkesi susturup:
"Karısından korkanlar şu tarafa geçsin!" diye bağırmış.
Kendisinden geçmiş, bodur, pısırık birisi hariç hepsi
meleğin söylediği tarafa geçmiş. Bütün erkekler dönüp
geçmeyen adama bakmışlar özenerek.
Melek sormuş:
"Sen korkmuyor musun karından?"
Adam cevap vermiş:
"Yok korkmak korkmamak değil mevzu benim derdim başka. Karım
burada kalmamı tembihledi."
|
|
Uzay
Uluslararası bir
toplantıda konuşulurken,
Amerikalı: "Biz Mars'a gideceğiz." demiş.
Alman: "Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz." demiş.
Fransız: "Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz
var." demiş.
Temel de onlardan geri kalmamak için : "Biz de güneşe
gideceğiz." demiş.
"Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar."
Temel gülümsemiş: "O kadar da enayi değiliz, tabi." demiş.
"Akşam serinliğinde gideceğiz."
|
Dargınlık
Temel ile karısı kavga edip
küsmüşler ve birbirleriyle konuşmuyorlarmış. İsteklerini
bir kağıda yazarak gideriyorlarmış.
Yine bir akşam Temel kağıda:
"Fadime beni sabah 6 da uyandır." diye yazmış.
Sabah olduğunda bir uyanmış ki saat 8. Tam Fadime'ye
bağıracakken bakmış ki kağıda bir not eklenmiş:
"Temel kalk, saat 6."
|
|
Kefeni Yırtmak
Baybutlu
zengılerden bırı artık ihtıyarlamış yuruyemez duruma gelmış oglunu
yanına cararak -olum gel buriya , - buyur aga der babası -işte
sana vesiytim der , ben ölünce beni yırtıh kefine sarın der. Oğlu -aman
aga bizim halimiz ey biz zengünük eller ne der.Babası kızarak oğluna
sorar hele bide niye yırtık kefene saılmak istersen sordum aga
oğlum sorgu melegi geldügi zaman ben eskiyim yeniler arhada diyip
kefeni yırtacam der :) |
Dikenli Teller
İki deli tımarhaneden kaçmaya karar vermişler. Biri ötekine: "Git bak
bakalım dikenli teller yüksek mi alçak mı, eğer yüksekse altından
kaçarız, alçaksa üstünden atlarız." Diğeri gitmiş, bir süre sonra geri
gelmiş ve şöyle demiş: "Ne yazık ki kaçamayacağız arkadaşım çünkü hiç
dikenli tel yok!"
|
|
Verdiğim Para Sahte (Kayserili)
Yahudinin biri,pazara,topal eşeği satmak için götürür,fakat alıcıyı
kandırsın diye eşşeğin tırnağına çivi çakar,eşşeğe bir Kayserili müşteri
çıkar,kayserili ayakta ki çiviyi görür,içinden 'çiviyi çıkarırım
düzelir'diye düşünür,eşşeği alır. yahudi ertesi gün sağda solda övünür.
-siz kayserililer akılıyı diye övünürsünnüz çiviyi çaktım anada doğma
sakat eşşeği sattım der. duyanlar bunu kayseriliye anlatırlar Kayse rili
eli dizine vurur: -tüh yahu,verdiğim para sahte olmasaydı bayağı
kazıklanmıştım. |
İyiki Çimento Kullanmamışım (Kayserili)
Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri'li Türklerden oluşan
bir konsorsiyum almış. Köprüyü inşaa etmişler tam açılışın yapılıp
kurdelanın kesileceği an köprü büyük bir gürültüyle çökmüş. Japon 'gitti
tüm emeklerim mahvoldu kumlarım' diye yakarıp harakiri yapmış. Amerikalı
'gitti tüm çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek çıkartmış
tabancasını ve intihar etmiş. Tüm bunları izleyen Kayserili müteahhit de
derin bir oh çekerek yanındakilere seslenmiş 'lan iyi ki hiç çimento
koymamışım ha, mahvolurdum bunlar gibi.' |
|
Taksimereyi Durdur (Kayserili)
Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor.
Kayseri'li musteri bagirmis..'Durdur su arabayi..' Sofor panik icinde
haykirmis..'Durduramiyorum!..''O zaman taksimetreyi durdur hic degilse'
demis, Kayserili.
|
Nasılsa seni Arıyorlar
Beyazsaray'daki oval bürodayız. Bill çalışıyor. Monica onu seyrediyor.
Bu sırada telefon uzun uzun çalar ama sekreter hanım hiç oralı
olmaz.Sinirlenen Bill :-Telefona niçin bakmıyorsun?..diye soruncaMonika
:-Neden bakacakmışım ki...Nasıl olsa her seferinde seni arıyorlar! |
|
Kutup Ayısı Ne Bilsin Bir avcı, evine gelen misafirlerine eski
bir ayıpostunu göstererek der ki: "Bu ayıyı Bolu ormanlarındavurmuştum."
Misafirlerden biri, bu palavraya inanmayıpsorar: "Nasıl olur? Bu kutup
ayısıdır. Bolu'dabulunmaz."Avcı gülümseyerek cevap verir:"Kardeşim ayı
bu. Buranın kutup olmadığını, Bolu ormanlarıolduğunu nereden bilsin?" |
Ben fenerliyim
hakim adama sorar
bey efendi yurt dışında kaçakçılık yapıyormuşsunuz ne diyosunuz bu
konuya adam şöyle bir cevap verir
-Vallah hakim bey ben fenerbahçeliyim yurt dışında ne gibi bi ilişkim
olabilirki |